NEDEN KUR'AN EZBERLEYELİM 2

NEDEN KUR'AN EZBERLEYELİM 2

NEDEN KUR'AN EZBERLEYELİM 2

Neden Kur’an Ezberleyelim 2

 

Bir önceki makalemizde Kur’an ezberinin tarihçesine deyindik. Bu sayıda bir öncekindeki gibi “neden Kur’an ezberleyelim sorusunu ayet, rivayet ve büyük din mercilerinin görüşleri eşliğinde, ki İslamın en önemli kaynaklarındandır konuyu ele alacağız. Bu bölümde aziz okurlarımız konuyu üç bölümde okuyacaklar ve ilk bölüm konuya dair ayetlerdir.

Şehit Murtaza Mutahhari’nin “Kur’an’i Araştırmalar” kitabını okuyana dek bende birçok muhterem okurlar gibi Kur’an’ı kerimin Kur’an ezberi hakkında değindiğini ve bir tavsiyede bulunduğunu düşünmemiş ve karşılaşmamıştım.

Birçok fıkhi konulara doğruca değinen ayet bulunmadığı gibi ezber konusunda da doğruca değinen bir ayet bulunmamaktadır. Ancak Şii ve Sünni müfessirler Kur’an’ın bazı ayetlerini tefsir ederken Kur’an ezberi konusuna vurgu yapıp dolaysız bir şekilde ayetleri ezber konusunda delil ve kaynak olarak beyan etmişlerdir.

 

1- “Kur’an’ı öğüt alınsın diye kolaylaştırdık; öğüt alan yok mu?” (Kamer 17)

Bu ayet Şii ve Sünni tefsirlerinin birçoğunda tefsir esasınca şöyle mana edilmiştir: Kur’an’ı rahat ezberlensin, okunsun ve anlaşılsın diye kolaylaştırdık; öyleyse Kur’an’ı okuyarak amanda ve uyak kalmak isteyen kimse yok mu?

Etimoloji kitaplarında şöyle geçmektedir: “el-zikr” kelimesi hatırlama ve yad etme manasındadır ve unutkanlığın karşıtıdır. “Zikr-u Şey” bir şeyi hafızaya almak ve ezberlemek, “İstizkar” öğrenmek için ezberlemek manalarındadır. (ibnu Menzurun Lisan-ul Arap kitabı C,4, S,308)

Nasıl ki Dil ve kalp hatırlama ve yad etmede iki kısımdan oluşur, Kur’an lafızlarının ezberlenmesi ve kıraati de rahat anlamak için iki kısımdan oluşur ve herkes kendi haddi kadar bu yolu gider ve Kur’an’i ilimlerden yararlanır.

Kur’an semavi kitaplar arasında ezberlenme kabiliyetine sahip ve zihnin de onu rahatlıkla hafızasında tutabilen tek kitaptır. Bazı hadislerde bu özelliğin yalınız Kur’an’a has olduğunu ve bunun da İslam ümmetine büyük bir rahmet olduğunu beyan etmiştir. Bu özellik Müslümanlara farklı konularda ayetleri akıllarında tutmayı ve iktiza edildiği şekilde amel etmesini sağlıyor. Buda diğer semavi kitaplar gibi unutulmayacağı ve tahrife uğramayacağı anlamına gelmektedir.

Konu zeylinde Kamer suresi 17.ayetin açıklamasını bazı tefsirlerden inceleyeceğiz

Şii müfessir merhum Tebersi Mecmaul Beyan tefsirinde şöyle buyuruyor: “Kur’an’ı öğüt alınsın diye kolaylaştırdık; öğüt alan yok mu?” yani ezberlemede ve kıraatte Kur’an’ın tamamını kolay kıldık ve semavi kitaplar arasında bu kabiliyete sahip tek kitaptır. “Tuyessir” hiçbir nefsin zorlanmayacağı şekilde rahat ve kolay kılınmasıdır.

Allame Meclisi de Biharul-Envar kitabından birçok ayetlerin tefsirlerini getirmiştir ve bu ayetin tefsirinde şöyle buyurmaktadır:

 “tuyessir” kelimesinde Kur’an’ı hatırlamak ve okumak şudur: Kur’an farklı parçalar halinde karar kılınmıştır ve her bir kısmın ahengi bir sonraki kısmı hatırlamada veya okumada yardımcı olmaktadır. Zihin de onu kolay bir şekilde hatırlar buda ezberlemeyi daha kolay hale getirir. (Biharul- Envar, C,88, S,140)

Allame Şehit Murtaza Mutahhari “Kur’an’la tanışalım” (Kur’an’i araştırmalar) kitabında bu ayetin tefsir açıklamasında şöyle buyuruyor: “Lizzikr” kelimesinde hatırlansın ve okunsun açıklamasının amacı Kur’an’ın fesahat ve belagat sahibi oluşundandır ve bu yüzden sade bir şekilde de okunması sağlanmıştır. Burada dikkat edilmesi gereken bir husus daha var o da fesahat ve belagatin yanı sıra çok mükemmel bir şekilde kelimelerin anlamına göre dizim sahibi olması ve bununda bir düz yazıda uygulanmış olmasıdır. Örneğin şiir de rahat ezberleniyor eğer akıcı ve fesahat sahibiyse ama bir başka kitabın dört sayfasını ezberlemek hiçte kolay değil fakat Kur’an düz yazı olmakla beraber bir şiir de değildir ve onca sayfasına rağmen ezberlenmesi kolay, ezberden sonra da unutulması zor olan bir kitaptır. İçeriğin yanı sıra fesahat, belagatte ve dizimde de eşi ve benzeri yoktur ve bu özellikler aynı zamanda zihnin onu daha rahat okumasına ve ezberlemesine yardımcı olmaktadır.

Dikkat etmemiz gereken ayrıntı da dünyada hiçbir kitabın böyle bir özelliğe sahip olmamasıdır. Hatta buna semavi kitaplar dahildir. Eğer öyle olsaydı musiki konusunda çok ilerde ola batı kendi kitaplarının (tahrif olmuş İncil ve Tevrat) yaygınlaşması için bunu yapar ve yahut güzel bir sesle okurlardı.  (Kur’an’i araştırmalar, C,5, S,227)

 

2- “Fakat o, kendilerine ilim verilmiş olanların göğüslerinde olan apaçık ayetlerdir. Bizim ayetlerimizi ancak zulmedenler inkâr ederler”. (Ankebut 49)

Tefsir kitaplarında bu ayetin tefsiri şöyle geçmektedir: Kur’an ilim sahiplerinin kalbinde yer alan açık ve net bir delildir. İlim sahiplerinden maksat da Peygamber efendimiz, İmamlarımız ve onlara iman etmiş müminlerdir ki kendisi ve manası onların kalplerine ve hatırlarına nakşetmiştir. Bu, Kur’an’ın ve İslam ümmetinin özelliği ve hususiyetidir. Kur’an’ın bu zatların kalplerine nakşetmesiyle artık tahrifi mümkün olmayacaktır. Ve bu şekilde müminler ile Allah’ın ayetleri arasında asla kopmayacak bir bağ oluşmuş olacak ve bir meşale gibi gidecekleri yolu aydınlatacak ve her türlü tehlikeleri aşacaklardır.

Merhum Tebersi de El-Cevami tefsir kitabında şöyle buyurmaktadır:

Fakat bu Kur’an, ilim verilmiş kimselere apaçık nişanedir. İlim verilenler Peygamberler, İmamlar ve din alimleri ki Kur’an’ı ezberleyerek sinelerinde taşırlar, manasını kalplerine nakşettirirler. Ve Kur’an ayetlerinin kolay ezberlenmesi ve ezberden okunması Kur’an’ın özelliklerinden ve mucizelerindendir. Öyle ki bu iki özellik başka semavi kitaplarda bulunmamaktadır. Yani diğer semavi kitaplar ne mucizedir ve nede ezberden okunabilir. Bazı rivayetlerde “uvtul-ilm” ilim verdik kelimesinden maksat İmamlardır buyurmuşlardır. (El-cevami, C,5, S,10)

Allame Tabatabai El-Mizan tefsirinde buyuruyor: …merhum Kuleyni Usul-u Kâfi kitabında İmam Sadık (as) dan şöyle rivayet etmiştir: buyurdular ki: ayette geçen “uvtul-İlm” ilim verdik kelimesinden kasıt Ehlibeyt İmamlarıdır.

 “ilim verdik” kelimesinin İmamlara atıf olunduğu manasında Usul-u Kafide ve Besair-u Derecat kitabında hadisler birkaç şekilde rivayet edilmiştir ancak bazı rivayetlerde İmamlara özgün olduğu vurgusu bulunmamaktadır. Bu nedenden dolayı Allame Tabatabai’nin görüşü “ilim verdik” kelimesinin manası sadece kişiye has olmadığı ve genel bir mana da taşıdığı yönündedir.

 

3- “Evlerinizde okunan Allah'ın ayetlerini ve hikmeti hatırlayın. Allah, latiftir (incelikleri bilendir) ve (her şeyden) haberdardır”. (Ahzab 34)

Ayetin tefsiri: Allah Tebarek ve Teala Ahzab suresinde Peygamber efendimizn eşlerine birkaç hitapta bulunmuştur ve bu ayet de onlardan biridir. Allah buyuruyor: Ey peygamberin zevceleri! Evlerinizde tilavet edilen Allah’ın ayetlerini ve resulün sünnetlerini hatırlarınızda tutun ve ezberleyin ta ki her zaman hatırlayıp ona amel edesiniz. Ayette geçen “evlerinizde” kelimesi evlerinde kalmaları ve Allah’ın ayetlerini tilavet edip Resulullah’ın sünnetine amel etmeleri başkalarına da örnek olmaları için bir tekittir. Bu hitap her ne kadar Peygamber efendimizin eşlerine yapılmış olsa da diğer Müslümanlar için de geçerlidir çünkü İslam şeriatının oluşumu Kur’an ve sünnete amel etmekle sağlanır.

El-Mizan tefsirinde bu ayetin açıklamasında şöyle gelmiştir:

Ayetten anlaşılıyor ki “Zikr” kelimesi unutmanın zıttı olan hatırlama olarak kullanılmıştır. Çünkü burada şiddetli bir tekit var ve teklif alanlarını da belirtmektedir. “Evlerinizde” kelimesi de ikinci bir vurgu yaptığı yerdir. Burada şunu anlamalarını istiyor; insanlar sizlerden Allah’ın emirlerini öğrenecekler öyleyse sizin evlerinizde inen ayetleri unutmanız, hatırlamamanız doğru değildir.

Ve bu ayetin manası şudur: siz ey peygamberin eşleri! Evlerinizde tilavet edilen Allah’ın ayetlerini ezberleyin ve daima hatırlayın ta ki gafil olmayasınız ve size çizilen hattan da ayrılmayın.

  Bazıları “Zikr” kelimesini Allaha şükür manasında almışlardır bu doğru değildir ve ayetin sonu da buna delalet eder. “Allah, latiftir (incelikleri bilendir) ve Ĥabir (her şeyden) haberdardır”

Allamenin tefsir esasına göre ayetin sonu başı ile irtibatlıdır ve “Zikr” kelimesini Allah’a şükür olarak alırsak sonu da “Allah şükredenleri bağışlar” veya “şükredenleri ödüllendirir” şeklinde olması gerekirdi.

 “Latif ve Ĥabir” sıfatı (incelikleri bilen ve haberdar) ilim ve bilmek le alakalıdır ve Allah burada ilmini ve bilgisini göstermek istiyor ve bu da “zikr” kelimesinin ezber ve hatırlamaya daha münasip olduğunu gösterir. Aynı şekilde En-am suresi 103.ayette de Allah’ın idrak-ı söz konusu olduğunda rabbim: “Allah, latiftir (incelikleri bilendir) ve Ĥabir (her şeyden) haberdardır” şeklinde buyuruyor.

Kur’an’ı ezberleme konusunda en önemli ayetleri yukarıda ele aldık. Elbette konuya dair başka ayetler de mevcuttur ki ezberin faziletleri hakkında bu ayetler de konu olmuştur. Örneğin: Hacer,9., Âli-İmran, 123., Rahman, 2., Muzemmil, 20., Taha, 126.ayetleri gibi. Konuya ilgili olanlar daha fazla bilgi için Kur’an Camiası Yayınevinin “Neden Kur’an Ezberleyelim” adlı kitabına rücu edebilirler.

 

Ayetleri araştırmanın sonucu:

-Allah Kur’an’ı kolay kılmıştır ve kolaylık sebepsiz yere olamaz çünkü o Hikmet sahibidir. Hadislerden de anlaşıldığı gibi bu kolaylık Allah’ın İslam ümmetine büyük bir rahmetidir. O zaman her müslüman kendi gücü kadar Allah’ın ayetlerini ezberlemeli ve faydalanmalıdır. Çünkü Allah bunun eserini kullarının üzerinde görmeği seviyor.

-Allah Kur’an’ın yerini sayfaların ve kağıtların üzerinde değil, müminlerin sinelerinde olması gerektiğini dile getiriyor. Anlaşılıyor ki kalbini ve sinesini Allah’ın bu ayetleriyle doldurup nurlandıran biri ancak bundan daha fazla faydalanabilir ve onları taşıyabilir.

-Allah peygamberin eşlerine örnek olması açısından şöyle emrediyor: bulunduğunuz Risalet evinden iyi faydalanın ve o evde tilavet edilen Allah’ın ayetlerini ve Resulullah’ın hadislerini ve sünnetini hatırınızda tutun ve ezberleyin.

-Bu emirin sebebi, Allah’ın kelamının sürekli hatırlarında olması ve ona amel edilmesi içindir. Öyleyse Müslümanların da ezberin bereketinden daha çok faydalanmaları için Allah’ın bu emrinden tebaiyet etmesi en doğrusudur.

Ezber kabiliyetinin Kur’an’a has bir özellik olduğu ve bunun da İslam ümmetine Allah Teâlâ tarafından bahşedildiği beyan edilen ayetlerden anlaşıldı. Bir sonraki makalemizde Kur’an ezberinin tesirini ve faydalarını hadis ve büklerin sözleriyle beyan edeceğiz.

 

Yazan: Mustafa Hüseyni

Tercüme: Kur’an Nesli Der.