Kur'an Dersleri 2 (Din)

Kur'an Dersleri 2 (Din)

Din

Kur’an Dersleri (2)

DİN

  * Allah katında din İslam’dır. (Al-i İmran, 19)

  * Kur’an bütün alemler için bir uyarıcı, bir zikirdir. (Kalem, 52)

  * “Sana bu kitabı indiren O'dur. Ondan bir kısım âyetler muhkem (açık) dır. Bunlar, kitabın temelidir(esasıdır). Diğer birtakım âyetler de müteşabihdirler. İşte kalblerinde eğrilik bulunanlar, fitne aramak ve teviline gitmek için Kur'ân'ın müteşabih âyetlerinin peşine düşerler. Halbuki onun tevilini Allah'dan başka kimse bilmez. (Al-i İmran, 7)

  * Muhammed içinizden hiçbir erkeğin babası değildir, lâkin Allah’ın resulü ve nebilerin sonuncusudur. Allah her şeyi hakkıyla bilir. (Ahzab, 40)

  * “Şu kesindir ki Biz resullerimizi açık delillerle gönderdik ve insanların adaleti gerçekleştirmeleri için, resullerle beraber kitap ve adalet terazisi indirdik.” (Hadid, 25)

* “Ey Resûlüm, Biz seni bütün insanlığa rahmetimizin müjdecisi, azabımızın uyarıcısı olarak gönderdik, lâkin insanların ekserisi bunu bilmezler.” (Sebe, 28)

  * “Eğer isteseydik her şehre bir uyarıcı peygamber gönderirdik. O halde sen asla kâfirlere itaat etme ve Kur’ân’a dayanarak onlarla büyük bir mücahede gerçekleştir.” (Furkan, 51-52)

  * İşte bugün sizin dininizi kemâle erdirdim ve üzerinizdeki nimetimi tamamladım. Sizin için din olarak İslâm’ı beğendim. (Maide, 3)

  * Elif, Lam, Mim, Ra. İşte bunlar Kur'an'ın ayetleridir ve sana Rabbinden indirilmiş olan haktır. Fakat insanların çoğu imân etmezler. (Rad, 1)

* Yemin olsun! Sizin için Allah’ı ve ahiret gününü arzu edenler ve Allah’ı çok ananlar için, Allah’ın peygamberi en güzel örnektir.” (Ahzab, 21)

  * Her kim Allah'a ve Rasulüne itaat eder; Allah'tan korkar, O'ndan sakınırsa, işte kurtuluşa ve mutluluğa erenler bunlardır.(Nur, 52)

  * Ey Muhammed! De ki: Eğer siz Allah’ı seviyorsanız, bana uyun ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. (Al-i İmran, 31)

  * “Allah ve peygamberi bir işe hüküm verdiği vakit, erkek, kadın hiçbir mümin için kendi işlerinde seçme hakkı olamaz. Kim Allah’a ve peygamberine isyan ederse, muhakkak açıkça sapıklık etmiş olur.” (Ahzab, 36)

  * “Sura üflendi, “Kalk!” borusu çaldı!.. İşte mezarlarından kalkıp, Rab’lerinin huzurunda duruşmaya koşuyorlar... Eyvah bize! Kim kaldırdı bizi yatağımızdan?” diyorlar... İşte Rahmân’ın vâdi: Resuller doğru söylerler!” (Yasin, 51-52)

* Takva sahiplerine vadolunan cennetin durumu şuna benzer: Bahçelerinin içinden ırmaklar akar. Meyveleri gibi gölgeleri de devamlıdır. İşte, haramlardan korunan müttakilerin sonu! Kafirlerin sonu ise ateştir. (Rad, 35)

  * “Öyle kullar ki, bizim ayetlerimize iman ettiler ve Müslüman oldular. Siz de zevceleriniz de sevinç içinde olduğunuz halde cennete giriniz. Onların üzerine altından tepsiler ile ve destiler ile dolaşılır ve orada canların hoşlanacağı ve gözlerin lezzet alacağı şeyler vardır ve siz orada ebediyen kalıcılarsınız.” (Zuhruf, 69-72)

  * “Sana kıyametin haberi geldi mi? O gün nice yüzler zillete düşmüştür. Çalışmış, boşuna yorulmuştur. Son derece sıcak bir ateşe girecektir. Pek hararetli kaynaktan suvarılacaktır. Onlar için dikenli ağaçtan başka bir yiyecek yoktur. Ne besler ne de açlıktan kurtarır. O gün, öyle yüzler de vardır ki, nimette (engin bir mutluluk içinde)dirler. Emeklerinin neticesini aldığı için gayet memnundur. Pek üstün ve pek muteber bir cennettedir. (Gaşiye, 1-10)

  * “Cennet de takvâ sahiplerine yaklaştırılır. Onlara denir ki, “İşte, buydu size vâdedilen mükâfat. Gaybda, (görmediği halde) Rahman'dan korkan ve Allah'a yönelmiş bir kalble gelen için!.. Selâmetle girin oraya! Bu ebedîlik günüdür!'' (buyurulacak). Onlara orada her istedikleri var. Nezdimizde(katımızda) daha fazlası da vardır.” (Kaf, 31-35)