Cinlerin İnsanlarla Nasıl Bir Bağlantısı Vardır?

Cinlerin İnsanlarla Nasıl Bir Bağlantısı Vardır?

Cinlerin insanların hayatıyla ne tür bir bağlantısı vardır?

Soru:

 Cinlerin insanların hayatıyla ne tür bir bağlantısı vardır?

Cevap:

Cin kelime anlamıyla cismani olmayan varlık, değişime uğrayan bir varlık anlamındadır, Kur’an’da cinler için farklı özellikler anlatılmıştır. Bunlardan bazıları şöyledir:

1: Dumansız bir ateşten yaratılmış varlık.

 “وَخَلَقَ الْجَانَّ مِن مَّارِجٍ مِّن نَّارٍ

“Cinleri de yalın dumansız bir ateşten yarattı.”[1]

2: Anlayabilen, hakkı batıldan ayırabilen, bilgili ve mantıklı bir varlık.

قُلْ أُوحِيَ إِلَيَّ أَنَّهُ اسْتَمَعَ نَفَرٌ مِّنَ الْجِنِّ فَقَالُوا إِنَّا سَمِعْنَا قُرْآنًا عَجَبًا

“De ki: «Şüphesiz bana, cinlerden bir grubun (Kur'an) dinleyip de «Doğrusu biz, hayrete düşüren bir Kur'an din­ledik» dedikleri, vahyedildi.»”[2]

3: Sorumlulukları olan varlık.

وَأَنَّا مِنَّا الْمُسْلِمُونَ وَمِنَّا الْقَاسِطُونَ فَمَنْ أَسْلَمَ فَأُوْلَئِكَ تَحَرَّوْا رَشَدًا

«Ve elbette bizden Müslüman olanlar da var, hak yoldan sapanlar da. İşte (Allah'a) teslim olanlar, gerçekte kemali arayan kimselerdir.»[3]

4: Onlardan bazıları mümin ve bazıları ise kâfirdirler.

وَأَنَّا مِنَّا الصَّالِحُونَ وَمِنَّا دُونَ ذَلِكَ كُنَّا طَرَائِقَ قِدَدًا

«Şüphesiz bizden salih olanlar da vardır ve bizden böyle (salih) olmayanlar da. Biz, türlü türlü yollara ayrılmışız.»”[4]

5: Onlara da mahşer vardır.

وَأَمَّا الْقَاسِطُونَ فَكَانُوا لِجَهَنَّمَ حَطَبًا

“Hak yoldan sapanlar ise, onlar da cehen­nem için odun olmuşlardır.”[5]

6: Göklerden haberdar olmaları ve sonraları onlar için yasaklanması.

وَأَنَّا كُنَّا نَقْعُدُ مِنْهَا مَقَاعِدَ لِلسَّمْعِ فَمَن يَسْتَمِعِ الْآنَ يَجِدْ لَهُ شِهَابًا رَّصَدًا

«Oysa gerçekten biz, dinlemek için onun (göklerin) oturma yerlerinde otururduk. Ama şimdi kim dinleyecek olsa, (hemen) kendisini izleyen bir akanyıldız bulur.»”[6]

7:Bazı insanlarla irtibat halindedirler ve bazı gizli şeylere bilgileri olduklarında o şahısları bilgilendirirler.

وَأَنَّهُ كَانَ رِجَالٌ مِّنَ الْإِنسِ يَعُوذُونَ بِرِجَالٍ مِّنَ الْجِنِّ فَزَادُوهُمْ رَهَقًا

«Birtakım insanlar birtakım cin­lere sığınırlar ve cinler de onların sapık­lıklarını arttırır durur.»”[7]

8: Onlardan bazıları vardır ki farklı güçlere sahiptirler.

قَالَ عِفْريتٌ مِّنَ الْجِنِّ أَنَا آتِيكَ بِهِ قَبْلَ أَن تَقُومَ مِن مَّقَامِكَ وَإِنِّي عَلَيْهِ لَقَوِيٌّ أَمِينٌ

“Cinlerden bir ifrit, «Sen daha ma­kamından kalkmadan önce, ben onu sa­na getirebilirim, ben gerçekten buna karşı kesin olarak güvenilir bir güce sa­hibim» dedi.”[8]

9: İnsanların bazı ihtiyaç duydukları işleri yapmaya güçleri vardır.

وَلِسُلَيْمَانَ الرِّيحَ غُدُوُّهَا شَهْرٌ وَرَوَاحُهَا شَهْرٌ ۖ وَأَسَلْنَا لَهُ عَيْنَ الْقِطْرِ ۖ وَمِنَ الْجِنِّ مَن يَعْمَلُ بَيْنَ يَدَيْهِ بِإِذْنِ رَبِّهِ ۖ وَمَن يَزِغْ مِنْهُمْ عَنْ أَمْرِنَا نُذِقْهُ مِنْ عَذَابِ السَّعِيرِ يَعْمَلُونَ لَهُ مَا يَشَاءُ مِن مَّحَارِيبَ وَتَمَاثِيلَ وَجِفَانٍ كَالْجَوَابِ وَقُدُورٍ رَّاسِيَاتٍ ۚ اعْمَلُوا آلَ دَاوُودَ شُكْرًا ۚ وَقَلِيلٌ مِّنْ عِبَادِيَ الشَّكُورُ

“Onun elinin altında Rabbinin izniyle iş görmekte olan bir kısım cinler de vardı. Onlardan kim bi­zim emrimizden çıkıp sapacak olsa, ona çılgın ateşin azabından tattırırdık.* Ona (Süleyman'a) dilediği şekilde mihraplar (tapınaklar), heykeller, havuz büyüklüğünde çanaklar ve yerinden sö­külmeyen kazanlar yaparlardı”[9]

10: Onların yaratılışı yeryüzünde İnsanların yaratılışından önce vardı.

وَالْجَانَّ خَلَقْنَاهُ مِن قَبْلُ مِن نَّارِ السَّمُومِ

“Ve cinleri de daha önce sızan ka­vurucu ateşten yaratmıştık.”[10]

Allame Tabatabai bu ayeti şöyle tefsir etmiştir. Biz şeytansı cinleri Süleyman için ram ettik, onlardan mimarlık bilenler Süleyman için binalar yapıyorlardı, onlardan yine dalgıçlık bilenler ise Süleyman için denizin derinliklerinden değerli eşya ve faydalı şeyleri çıkarıyorlardı. [11]

 



[1] Rahman 15

[2] Cin 1

[3] Cin14

[4] Cin 11

[5] Cin 15

[6] Cin 9

[7] Cin 6

[8] Neml 39

[9] Sebe 12-13

[10] Hicr 27

[11] El-Mizan C17 S312